
anthony enso, 23, saint bernard yakınlarındaki hastahanede oğluna sarılıyor. 900 kişinin kayıp olduğu guinsaugon köyündeki toprak kaymasında oğlu kurtulmuş, ancak karısı hala kayıp. 13 şubat, filipinler
bir tek kıyısını kavrayabildiğimiz, anlamını ancak bir tek kıyısıyla kurduğumuz denizin öyküleri yoktur bir kara adamı için. yolculuklara, ister gerçek ister düşsel olsunlar, yakıştırdığımız son, öbür kıyıda bitse bile, deniz gene tek kıyılıdır, üzerinde yaşayıp çalışan biri olmadıkça. istediğim, denizi yazmak. zümrütlerin, gökyakutların sabrını; ağaçların tarihsizliğini... her şeyin bir aradalığına yenik düşeceğimi bile bile...
ağustos, kanlı geçti...
ağustos'ta çalıştı çocuklar...
ağustos'ta yağmurlar yağdı...
ağustos, hep kanlı geçti...
ağustos'ta yine savaşlar vardı...
ağustos'ta yine dualar edildi...
ağustos'ta başka topraklardakileri öldürüp öldürüp evlerine döndüler çoğu...
ağustos'ta yine yağmur yağdı...
ağustos'ta bazen ışık vardı, bazen ışık yoktu...
yüreğim çizildi, temmuz'da...
seyirci kaldım, temmuz'da...
andım sadece... elma bile gönderemedim... temmuz'da...
ellerim kirlenmedi, temmuz'da....
oturdum... temmuz'da...
ölmedim, yine bu temmuz'da...
kin kusmak, değmedi bile... temmuz'da...
koca ülke, koca şehir yıkıldı, yüreğimde temmuz'da...
ulaşamadım...
temmuz'da....
haziran'da da cennet oradaydı...
huzur'un maviliği ve aklığı yürekleri doyururken... tibet
tek başınalığı, kıstırılmış yanlızlığa değdirmeden...
terbiye edilememişlerin arasında üzerindekileri soyunmaya çabalarken...
sokakta kalan bir anne çocuklarını sinek ısırmasın diye tüllerken... doğu timor
eller, eller yine uzanırken... gazze
gönül, umuda salınamazken... yine ispanya
roketler, gelip geçerken... bağdat
büyüdüğünde kirlenmiyor ki dünya... kaşmir


çalıştık, çalıştık, yorulduk... bolivya
afetler sürdü... jakarta