Cumartesi, Ocak 21, 2006

soğuk

kar yağarmış, o ülkede hep


ülkenin sahibi de yokmuş

ülkede yaşayanların gelecek dertleri de

bir gün tüm duvarlarını yıkmışlar

tüm kıran rüzgarlarına açılmış, toprakları








toprağa,

kağıda,

çeliğe

dokunan eller ekmek arar olmuş

...








yanıt olarak:

1993 mayıs ayı
kiev dahil dinyeper nehri üzerinde salına salına ukrayna şehirlerini ziyaret ediyoruz
stalin döneminden dinyeper nehri üzerinde inşa edilmiş köprüler
köprünün ortasından tren, üstünden arabalar geçiyor
altından da biz

gemideki dumanlı gecelere votka kokusu karışıyor

oysa gündüz gördüklerimiz...
60 yaşlarında kadın makinist, sol göğsü madalyalardan görünmeyen gazi

almanca konuşuyoruz

bir dilim ekmeğe muhtaç

bir yer altı çarşısı, michael jackson plakları

kahvede içilen nohutlu kahve

Perşembe, Ocak 19, 2006

paradise now


elinde resmi tutan, Ahmed. Nablus'tan.
resimdekinin adı Sammy Antar. Ahmed'in amcası.



acı'nın ve geleceksizliğin ifadesinde

söz yetmeyince,

kendi bedenini dil etti,

bir yemek tezgahının önünde,

sözsüz kaldılar, onlar da,


onlar da çığlığı dil etti

Çarşamba, Ocak 18, 2006

la nube


ülkemin üzeri kara, kapkara

burkan,
buran,
buruşturan bir kara bu

Salı, Ocak 17, 2006

33 yılın ardından


yıl 1973, Eylül'ün 11'i. parlementoyu ve başkanlık sarayını uçaklarla bombaladılar, babamı aldılar, götürdüler, diğerleri gibi zindanlara attılar, annemle beni de...

babam öldü,

doğduğum ülkede yaşamamızı istemediler. kovdular.

33 yıl sonra...

bu ülkenin, bu ülkenin ... başındayım...














yanıt olarak:

Ağca ve Şili
Ne güzel bir denklem değil mi ?
1973’ü Hatırlamıyorum
Ama 1 Şubat 1978’i sömestre tatilindeyken saat 19.00 Ana Haber Bültenini Anımsıyorum
Abdi İpekçi Öldürüldü…!
Yaşım 40’a gelirken
Şili halkı Allende’ye teşekkür etti
Sevginin, sabrın, duyarlılığın ve haklı mağduriyetin sembolü kadın Cumhurbaşkanı oldu.
Biz ise o güzel bayrağımızı bir katili mağdur ilan ederek tahliye olurken dalgalandırdık.
Anladım ki hedefi rotası olmayan öfke sonunda yine dönüp dolaşıp bizi vuruyor.
Arsızların bağımlısı olarak, onları alkışlıyoruz

Pazartesi, Ocak 16, 2006

toprağı beklerken






o an



o bekleme anı










toprağa yalvarırken...


toprağın üstüyle yetinmeyenler,
toprağın altına soktular insanı,
eşelettirdiler, yıktılar, karaladılar insanı,

varlığa varlıklar eklenirken
daha fazla çığlıklarıyla


ama
gözyaşları toprağa akarken,
beklerken toprağı

Pazar, Ocak 15, 2006

guantanamo, delta kampı


"Guantanamo is a necessary part of protecting the American people."

G.W.B.

Cumartesi, Ocak 14, 2006

İspanya, güney sırtları



....ümidi kalmadığında kendi toprağında


ümide yollandı, insan.

almadılar içeriye

topladılar ümitleri,

Cuma, Ocak 13, 2006

suskunluk


dokunamamışlığın,
dirilememişliğin,
hep içeride kalacaklığın,
sözsüzlüğün
ve bitirememezliğin
ve "tek"sizliğin
ve "bir"sizliğin
ve "tüm"süzlüğün,

garipçe,
suskunca,
kırgınca,

sürüp giderdi

Perşembe, Ocak 12, 2006

Kosova, hala


...... iz, sürecek,
izleri sürecek,

gülmek: çabalamak, gayretlenmek...

camlar kırık,



yapışmayacak, yapışamayacak . . .

Çarşamba, Ocak 11, 2006

görmek,


.... sevince,
neşeye,
gülüşe,
kahkahaya,


ulaşabilir miydi insan,

gördüğünde....
bildiğinde....
büyüdüğünde....

Salı, Ocak 10, 2006

iyi bayramlar













i y i b a y r a m l a r

Pazar, Ocak 08, 2006

o kıyı


. . . işte bak, o kıyı
hani hep hayallediğin,

huzurun ve sarılmanın,
çitsiz meyve bahçelerinin,
şiire, şarkıya eşlik etmenin,
koşmanın,
rüzgarı delercesine, rüzgarı göğsünden alırcasına, rüzgarı nefesine kararcasına,
Kentin kıyısında, sabah güneşinin aydınlığına yakın,
yollarca ve zamansızca koşmak istedim. Hızın
delerek yarattığı esintinin tüm
bedenimi sarmasını, etime ve dokuma girmesini...

kollarını kaldırıp halayın ortasına atılmanın,
'hayat'a eşlik etmenin,

bağırmanın,

kıyısı,

görüyor musun?

Cuma, Ocak 06, 2006

iki dua

kimi notalardaki mürekkeplerden yazanın/çizenin duygularını kapmaya calısır (bastırarak mı, gevrek mi? üzgün mu, kızgın mı, kırgın mı, sevgiyle mı?)

kimi notalardakı evrenlerin örtüşüp örtüşmedigini takip eder parmaklarıyla,

kimi renklerdeki gizemi, yağlıboya resimlerdeki boyanın ardı'na yedirir,

kimi suyun akışını seyrettirir, tüm dinlere, katliamlara, dualara ve niyetlere inat, yıkarcasına (yıkamaktan, yıkmaktan değil, ne garip aynı kelime ama iki ayrı fiilden gelebiliyor, biri yok edici anlamlı, diğeri paklaştırıcı anlamlı) kan izlerini...



kimi ise durur...

Perşembe, Ocak 05, 2006


. . . . . kendinde az olanı olmayanla pay ederken

Çarşamba, Ocak 04, 2006

Dewan kampı


nasıl dayanır yürek

nasıl
nasıl
nasıl
nasıl burulur bu acı

Salı, Ocak 03, 2006

Al Gawiya - Gurna köyü

geldiler

gitmediler

gözleri oydular
elleri dağladılar
iğdiş ettiler



böyle yaşamak-böyle yaşamamak arasında tercihe zorladılar

gözleri,
gözlerindeki kin ve dehşeti görmekten korktukları için mi bağlıyorlardı,
dağlanmış bakışları bilmemek, hafızalarında yer bırakmamak için mi,
yoksa korkuyu karanlığın içinde dahalaştırmak için mi...

Pazartesi, Ocak 02, 2006

Chiapas



. . .

1995'te Meksika ordusu Chiapas'a saldırdı: her şeyi yıktı, ev aletlerini, ekim araçlarını, at koşum takımlarını, baltaları, radyo, fırın ve değirmenleri parçaladı, yaktı. Bir sonraki ekim dönemi için gerekli tohumları yok etti, boruları, su depolarını yardı. Askerler çiftçilerin üretimini engellediğinden bölge, gıda rezervlerinden mahrum kaldı. 500'e yakın motorize birim, tank, askeri kamyon kentlerde gövde gösterisi yapıyordu. Ulusal Dayanışma Programı ile sağlanan para ve yardımlar Zapatistalara karşı olanlara veriliyordu. Destekleyenlerin ise nehirde balık avlamalarına bile izin verilmedi.


. . .

2006'nın ilk gününde EZLN, altı ay sonra yapılacak seçimler için tüm Meksika'da 'öteki kampanya'sına başladı.

Pazar, Ocak 01, 2006

o sırada başka bir yerde











zaman, alır gider başını korunaklılığında

haber eylenir,

göz kapanır, baş çevrilir... işte tam o sırada başka bir yerde,
zaman yürümez
yürüyemez

eller hayata dokunmak ister

Cumartesi, Aralık 31, 2005

Cuma, Aralık 30, 2005

incili toprak



gidişlerine hazırlanıyorum, incili toprak

dayanışların bitiş zamanıdır, bu zaman

Perşembe, Aralık 29, 2005

Tayland, gidenlerin ardından



gittiğimde kapısı kapalıydı...
kızı ya da oğlu alırlardı onu arada sırada,

ordadır dedim...

haberi geldi, sonraları... üç gün olmuş gideli...

'geçerken uğra, kapımı çal', derdi
'senin orada olduğunu bileyim...'

çıkamadım/geçemedim
kapının önünden...
hep bildim,

orada olmadığını...

zehra teyze'ye

Çarşamba, Aralık 28, 2005

Abu Dis, West Bank bölgesi


eski, çok eski çağların hendekli ulu surları,
kızıllanan dereleri
cesetlenen tepeleri, ovaları...

tek neden, 'güç' mü ?
güç'ün kalıcılığı, artması, artması mı?
"daha, daha, daha fazla"

şato'nun sahibi en tepedeki kuleye çıkar, seyreder, güler...


Salı, Aralık 27, 2005

Rafah sınırı, Mısır-Gazze


nefretin,
büyür

sokaklarında,
doğduğun kentin

Pazartesi, Aralık 26, 2005

Muzafferabad


anladıkça kararır göz,
bildikçe,
gördükçe

toprak, içine çektiğinde geriye bırakmaz

tohumu da,
yeşili de,
suyunu da,

gönderir soğuğunu gökle eşleşip,

göz de yiter, karalara bağlandıkça...

Pazar, Aralık 25, 2005

Şangay tren istasyonu




tuhaf bir gülümsemeyle karşıda duruyor hayat...

ümit etmeyi/umutlanmayı/tüm yüklettiği yorgunlukla sıyırıp alırken ellerden,


"ellerim, babamin ellerine benzemeye başladı"

gök ağır
toprak ağır
kalabalık ağır
ses ağır

Cumartesi, Aralık 24, 2005

kayıt düştüler dünyaya, 2005

pakistan keşmir

orta doğu

filistin

gazze
beslantsunami